Hangi Geliştirici Ne Kadar Kazanıyor?

Next Post

Bilişim dünyası hızla eksen değiştirmeye başladı. 30 yıl önce sadece büyük şirketler ve akademik araştırmalar için hazırlandığı öngörülen bilgisayarları artık elimizde taşıyoruz. Sizi klasikleşmiş bilgisayar tarihçesiyle yormak ve geçmişi konuşmak yerine naçizane görüşümü sunmak istiyorum. Eğer isterseniz ki “tarihi bilip geleceğin tasarısını öyle yapayım”; bu tarihçeye buradan erişebilir hatta biraz Google‘da arama yaparsanız tren vagonu büyüklüğündeki sistemlerin nasıl cebimize sığacak kadar küçüldüğünün öyküsüne kadar ulaşabilirsiniz.

Bilişim sektörünün gidişatına en önemli şeklini veren Google ile tarihi bir dönüşümün ortasındayız. Google masaüstü ortamına yatırım yapmak, donanım üzerine yazılan programlardan para kazanmak yerine bağlantılar üzerinden para kazanmayı daha makul buldu ki; pazar başarısı, şirket büyüklüğü doğru bir yaklaşımda bulunduğunu gösteriyor. Dizüstülerle gelen taşınabilir cihaz teknolojileri önce telefonlara sonrasında tablet bilgisayarlara dönüştü. Google, bu halkanın bir sonraki adımının Glass Project ile giyilebilir bilgisayarlar olacağını söylüyor. Öte yandan bu küçük cihazların yetemeyeceği alanlarda “Bizim donanıma pek ihtiyacımız yok, hem görevi İnternet üzerinden çalışmak olan bir işletim sistemine devrederim hem de tam taşınabilir kılarım” diyerek Chromium OS projesini hayata geçiriyor. Bu sürece mühendis gözüyle bakınca, ben de haliyle artık masaüstüne yönelik uygulama geliştirmenin pek de matah bir geleceğinin olmadığını, mobil ve web uygulama pazarlarının her geçen gün daha büyüdüğünü düşünüyorum.

Uygulama marketlerinde milyonlar bazında uygulama varken Web’de de durum farksız. Duruma son kullanıcı masaüstü uygulamaları şeklinde baktığımızda, ise aktif olarak geliştirilmeye devam edenlerin sayısı onbinler seviyesinde ve bunların sadece %1-2’lik kısmının geniş bir kullanıcı kitlesi var. Uygulamaların kullanıcı sayısına göre gelir kazandığını da göz önüne alırsak, durum tamamen netleşiyor. Milyonlarca aktif, tüketmek için bekleyen kullanıcılar için mobil platformlara uygulama yazmak, kesinlikle çok daha doğru bir hamle. Mobil ortama uygulamayamasaüstüne kıyasla daha rahat arayüz (GUI) hazırlanabilmesi, sensörler ile uygulamaya daha fazla özellik katılabilmesi gibi muazzam avantajları da var.

 

Türkiye’de mobil uygulama geliştirici ne kadar kazanıyor?

İşin biraz da ekonomik boyutuna bakalım. Mobil uygulama pazarının 2013’deki büyüklüğü 68 milyar dolar; bu rakamın 2016 yılında 146 milyar dolara yükseleceği tahmin ediliyor. Vision Mobile’ın dünyanın 127 ülkesindeki 7.000 kadar geliştiriciyle görüşülerek hazırladığı araştırma raporuna göre uygulama başına ortalama gelirdeyse Android için aylık 150 dolar, iOS için 750 dolar gibi rakamları görüyoruz. Bu rakamlar başta az görünse de, yüzbinlerce zombi ve gelir beklentisi olmayan uygulamanın da bu hesaba katıldığını gözardı etmemeliyiz. Tüm bunların dışında, söz konusu uygulamayı çapraz platform haline getirdiğinizde, kazancınız da doğru orantılı artıyor.

Kendi uygulamalarınız haricinde bir şirkette kazanılan rakamlar da genel ortalamanın üzerinde. Türkiye’de yeni (junior) bir mobil geliştiricinin maaşı 1.000 dolar civarlarında, bu rakam tecrübesiyle birlikte hızla artıyor. Türkiye’de yetkin bir mobil uygulama geliştirici ortalama olarak 2.000-5.000 Dolar arası değişen bir gelire sahip. Bunun yanında geliştiriciler yaptığı yan işlerde (freelance) saatte ortalama olarak 100 TL kazanıyor. Bu rakam yurtdışına iş yaptığınızda, saati 100-150 dolar civarlarında. Bu bakımdan bakıldığında, mobil geliştirici olmanın ekonomik olarak da mantıklı olduğunu görüyoruz.

Hepsinden önemlisi, mobil uygulama geliştirmeye heveslenenler için Geleceği Yazanlar gibi bir portal var. Ne duruyorsunuz, haydi geleceği yazmaya :).

Kaynaklar:

  • www.visionmobile.com
  • www.iskolig.com
  • www.freelancer.com

*Bu yazı Artistanbul ofisinde çalışırken 14 Şubat 2014 tarihinde yazılmıştır.

Next Post Share Post :

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: